
Safranbolu’da, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası’nda (STSO) son günlerde ciddi şekilde konuşulan bir mesele var.
Ticaretini yıllar önce bırakmış, dükkânını kapatmış, ekonomik sıkıntılar nedeniyle ticaret hayatından çekilmiş 150’nin üzerinde eski üyenin, yıllar sonra aidat borçları nedeniyle avukat ve icra yoluyla karşı karşıya kaldığı konuşuluyor.
Bazı borçların 5, 10, hatta 15 yıl öncesine dayandığı söyleniyor. Yani yıllar önce kepenk indirmiş bir esnafın karşısına bugün icra dosyası geliyor. Dünün borcu; gecikme, avukatlık ve icra masraflarıyla büyümüş.
Bazı esnafların sorusu ise çok basit: “Borç benim borcum, ödemem gerekiyorsa ödeyeyim. Ama bu borcu neden 10-15 yıl beklettiniz?”
İşte meselenin düğümlendiği yer tam burası.
BORÇ VARSA ÖDENECEK, BUNA KİMSENİN İTİRAZI YOK
Esnafın, tüccarın oda aidatını ödeme yükümlülüğü varsa elbette ödeyecek. STSO’nun da kanuni alacağını isteme hakkı var. Buraya kadar sorun yok. Ama bazı esnafların itirazı da şu: “Borcu istemek başka, yıllarca bekletip büyütmek ve haciz yoluna gitmet başka.”
Bir insan ticaretini bırakmış, dükkânını kapatmış, belki bankaya, vergiye, çalışana borcunu ödeyememiş. Aradan yıllar geçmiş. Sonra bir gün karşısına icra dosyası çıkmış.
Esnaf da başka bir yol denenemez miydi, diye soruyor.
STSO’NUN KENDİ BELGELERİNDE NE YAZIYOR?
Burada işin dikkat çekici tarafı olduğunu söyleyen bazı esnaflar; Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası’nın kendi mali politikasında, üyelerin ihtiyaçlarının karşılanması, mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılması, dürüstlük, güven ve dayanışmanın korunması gibi ifadelerin yer aldığını,
STSO’nun kendi internet sitesindeki görev tanımlarında, ticareti terk eden ve ödeme güçlüğü yaşayan üyelerin aidat borçları ile gecikme zamlarının affı ve/veya yeniden yapılandırılması konusunda oda meclisinin yetkisi bulunduğunu belirterek,
Yani böyle bir imkânın mevzuatta ve kurumun kendi görev tanımında karşılığı var, diyerek dürüstlük, güven ve dayanışma bu mudur, diyorlar.
DAHA ÖNCE YAPILANDIRMA YAPILMIŞ
Üstelik STSO daha önce de yapılandırma yapmış. 2023 yılında geçmiş dönem aidat borçları için ödeme kolaylığı sağlandı, belirli şartlarda gecikme zamlarının alınmayacağı açıklanmış. (Diğer taraftan yapılandırma yapılmışsa bu esnafların neden yapılandırmaya müracaat etmediği, yapılandırmadan yıllar önce işlerini terk ettikleri için haberlerinin olup olmadığı da ayrı bir konu.)
MESELE AVUKAT DEĞİL
Burada avukata da haksızlık etmeyelim. Avukat kendisine verilen dosyanın tahsilatını yapıyor olabilir. Asıl soru şu: Bu dosya neden yıllar sonra avukata geldi?
Örneğin 1.000 liralık borç neden yıllarca bekledi? Borçluya neden zamanında ulaşılmadı? İcraya düşmeden önce neden bir ödeme yolu gösterilmedi? Bugün ana para ile icra, gecikme ve vekâlet ücretleri arasındaki fark ne kadar?
Bunların cevabı verilirse tartışmanın büyük kısmı zaten aydınlanır.
“YASAL” DEMEK YETERLİ Mİ?
STSO’nun “İşlem yasal” demesi elbette önemli. Ama mesele sadece hukuk değil. Mesele biraz da hakkaniyet.
Bir oda alacağını elbette tahsil edecek. Ama yıllar önce ticareti bırakmış, ekonomik sıkıntı yaşamış eski bir üyeye önce ulaşmak, konuşmak, borcunu makul şekilde kapatmasına imkân vermek daha doğru olmaz mıydı? Asıl tartışma noktası da burası.
ODA SADECE ALACAK TAHSİL EDEN BİR YER DEĞİL
Ticaret ve Sanayi Odası sıradan bir alacaklı değil. Üyesinin yanında olması gereken bir meslek kuruluşu. Üye kazanırken nasıl yanında oluyorsa, zor gününde de çözüm araması beklenir. Çünkü oda ile üye arasındaki ilişki sadece borçlu-alacaklı ilişkisi değildir.
Bir de güven vardır eleştirileri yapılıyor.
FON VE ALACAK DEVRİ İDDİASI DA AÇIKLANMALI
Bir başka iddia da bazı geçmiş alacakların tamamının ana borçtan bile düşük düşük bir bedelle bir fon veya üçüncü kişilere devredildiği, ardından borçlulara çok daha yüksek rakamlarla takip başlatıldığı yönünde.
HER YASAL HAK VE HELAL DEĞİLDİR
STSO’nun alacağını istemesine kimse karşı olamaz. Tam tersine, oda kendi mali yapısını tabi ki korumalı. Diğer taraftan ödenmemiş borçlarda oda yönetimi yasal olarak direkt sorumlu zaten.
STSO isterse bu tartışmayı tek günde bitirebilir. Dosyaları ve rakamları açıklar. Kaç yıllık borç olduğunu söyler. Ana parayı açıklar. Gecikme ve icra yükünü açıklar. Varsa alacak devrini açıklar.
Çünkü mesele sadece hukuk değil. Biraz da vicdan, hakkaniyet ve kurum kültürü meselesi şeklinde değerlendirmeler yapılıyor.
Ünlü akademisyen – Yazar ve Sosyolog olan Rahmetli Alev Alatlı’nın helalleşmenin mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olması gerektiğini, çünkü her yasal hakkın helal olmadığını ifade ettiği meşhur bir sözü var. Onu aşağıda verelim
“Helalleşmek mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır. Çünkü HER YASAL HAK HELAL DEĞİLDİR ve olamaz. Aslolan HAKKIN HELAL EDİLMESİ olmalıdır.”
***
Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası’nda (STSO) yıllar önce ticari faaliyetini sonlandıran bazı eski üyelerin aidat borçlarının avukat ve icra yoluyla tahsil edilmesine yönelik tartışmalar sürerken, konuyu STSO Başkanı Erol Altuntepe‘ye sorduk.
Altuntepe, odanın tüm işlemlerini kanunlar çerçevesinde yürüttüğünü belirterek, söz konusu alacakların keyfi şekilde ertelenmesinin veya affedilmesinin oda yönetiminin kendi inisiyatifinde olmadığını söyledi.
Başkan Altuntepe, öncelikle odanın bütün işlemlerinin yasal mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, Ticaret Bakanlığı tarafından odalara geçmiş dönem alacaklarıyla ilgili yazılar gönderildiğini ifade etti.
Altuntepe, “Her şeyden önce kanunlar çerçevesinde hareket ederiz. Her işimiz kanunidir, yasaldır. Ticaret Bakanlığı biz odalara yazı gönderiyor. ‘Bu kadar yıldır bazı alacaklarınız var, bu alacaklarınızı neden almadınız?’ diye resmi yazı geliyor. Dolayısıyla bizim keyfi olarak borçları sürekli ötelememiz veya affetmemiz mümkün değil. Bu bizim inisiyatifimizde olan bir konu değil” dedi.
Aidatların tahsil edilmemesi halinde oda yönetimlerinin de sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini belirten Altuntepe, geçmiş dönem alacaklarının tahsil edilmemesi nedeniyle yöneticilerden rücu yoluyla tahsilat yapılabileceğini söyledi.
Altuntepe, “10 yıl sonra bile geriye dönüp ‘Şu başkan ve yönetim şu kadar borçtan sorumludur, alacak alınmamıştır’ denilerek o borcun tamamı bizden rücu edilebiliyor. Dolayısıyla bizim burada yasal süreci işletmekten başka bir seçeneğimiz yok” ifadelerini kullandı.
Aidatların resmi bir alacak olduğunu ve üyelerin bu borçları ödemekle yükümlü bulunduğunu belirten Altuntepe, düzenli ödeme yapan üyelerin haklarının da korunması gerektiğini söyledi.
Altuntepe şöyle konuştu:
“Bu alacak resmi bir alacak. Borçlu borcunu ödemekle mükellef ama ödememiş. Peki aidatını düzenli ödeyen üyeler ne olacak? Biz düzenli şekilde aidatlarını ödeyen üyelerin hakkını da korumakla mükellefiz.”
Tahsil edilen aidatların yöneticilerin şahsi kazancı olmadığını da vurgulayan Altuntepe, “Bu alacaklar bizim şahsi olarak cebimize girmiyor. Buradan TOBB’a ve devletin vergi dairesine giden paylar var, kalan para da odanın kasasına giriyor. Bizim burada şahsi bir kazancımız söz konusu değil” dedi.
Yıllar önce ticari faaliyetini sonlandırmış üyelerin mağdur edilmesinin amaçlanmadığını ifade eden Altuntepe, yasal süreç nedeniyle tahsilat işlemlerinin başlatıldığını söyledi.
Altuntepe, “Biz 10 yıl önce iş yerini kapatmış birinin canını yakma derdinde değiliz. Ancak kanunlar çerçevesinde hareket etmek zorundayız. Bu bir kamu alacağı. Bizim keyfimize göre hareket edebileceğimiz bir konu değil” diye konuştu.
İcra sürecinden önce borçlu üyelerle iletişim kurulduğunu belirten Altuntepe, söz konusu kişilerin telefon ve SMS yoluyla bilgilendirildiğini söyledi.
Altuntepe, “Bu durumda olan, odaya borcu bulunan herkes 2-3 kere arandı. Ayrıca otomatik olarak SMS sistemiyle bilgilendirildi. Bu bilgilendirmeyi sistem zaten otomatik olarak yapıyor. Bu süreçlerin sonunda yasal olarak işlemler başlatıldı” ifadelerini kullandı.
Tahsilat sürecinin STSO’nun hukuk bürosu aracılığıyla yürütüldüğünü belirten Altuntepe, dışarıdan üçüncü kişi veya kurumlara herhangi bir alacak devri yapılmadığını da özellikle vurguladı.
Kamuoyunda gündeme gelen alacakların üçüncü kişi veya kurumlara devredildiği yönündeki iddialara da cevap veren Altuntepe, böyle bir uygulamanın söz konusu olmadığını söyledi.
Altuntepe, “Borçların üçüncü kişi ve kurumlara devri diye bir konu yok. Zaten böyle bir şey kanuni de değil” dedi.
İcra sürecine girilmesiyle birlikte ortaya çıkan avukatlık ücretleri ve yasal faizlerin de dosyalara yansıtıldığını belirten Altuntepe, bu bedellerin tamamının odaya gelir olarak kalmadığını ifade etti.
Altuntepe, “Gelinen süreçte avukatlık ücreti dosyaya yansıtılıyor. İcra dairelerinin belirlediği yasal faiz de yansıtılıyor. Zaten bu avukatlık ücreti odaya gelmiyor” dedi.
Aidat borçlarının affedilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Altuntepe, pandemi döneminde bir kez borç affı uygulaması yapıldığını, bunun dışında böyle bir uygulama gerçekleştirilmediğini söyledi.
Altuntepe, borç affının da doğrudan oda yönetiminin kendi kararıyla yapılamayacağını belirterek, bunun belirli bir hukuki süreç gerektirdiğini ifade etti.
“Af için bile önce hukuki yollara gidilmesi lazım” diyen Altuntepe, süreci şöyle anlattı:
“Önce icraya gideceksin. İcradan kişinin borcu ödeme kabiliyetinin olmadığı yönünde yazı gelirse, o yazıyla birlikte bir meclis kararı alıp borcun affı için TOBB’a bildiririz. TOBB onay verirse sonrasında borcun affı yoluna gidilir. Bunun için yasal yolların, yani haciz yolunun önce uygulanması gerekiyor.”
Altuntepe, son olarak tahsilat sürecinin mevcut yönetimin keyfi bir tercihi olmadığını, Ticaret Bakanlığı’nın geçmiş dönem alacaklarıyla ilgili yazısı sonrasında yasal sürecin başlatıldığını söyledi.
Altuntepe, “Sonuç olarak yaptığımız her şey yasal. 10 yıl önceki yönetimlere bile alınmayan borçların ödemesi rücu edilebiliyor. Ticaret Bakanlığı’nın yazısıyla birlikte biz de bu yasal işlem sürecini başlattık” dedi.
STSO Başkanı Erol Altuntepe’nin açıklamalarıyla birlikte, yıllar önce ticari faaliyetini sonlandıran üyelerin geçmiş dönem aidat borçlarıyla ilgili tartışmanın oda yönetimi açısından hukuki boyutu da ortaya konulmuş oldu.
İddiaları ve açıklamayı yazdık. Takdir kamuoyunun…

GENEL
19 Ağustos 2026GENEL
19 Ağustos 2026GENEL
19 Ağustos 2026GENEL
19 Ağustos 2026GENEL
19 Ağustos 2026GENEL
19 Ağustos 2026GENEL
19 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.