Iğdır Korsan Semaver…

Iğdır Korsan Semaver…

ABONE OL
19 Ağustos 2026 14:57
Iğdır Korsan Semaver…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Iğdır’da küçük bir çay evinden çok daha fazlası… Korsan Semaver, kent dışından gelen üniversite öğrencilerine yalnızca çay, sohbet ve çalışma ortamı sunmuyor; ailelerinden uzakta yaşayan gençlere bir ağabey, bir abla, hatta ikinci bir yuva olmaya çalışıyor.

TİGAD’ın Iğdır’da düzenlediği 13. Dijital Medya Çalıştayı kapsamında ziyaret ettiğimiz Korsan Semaver, sıradan bir çay evinden farklı hikâyesiyle dikkat çekti.

Daha kapıdan girerken hissedilen samimiyet, mekânın dekorundan ya da sunduğu çaydan çok, burada kurulan insan ilişkilerinden kaynaklanıyor. Özellikle Iğdır Üniversitesi’nde eğitim gören ve şehir dışından gelen öğrenciler için Korsan Semaver adeta küçük bir aile ortamına dönüşmüş.

Mekânın sahibi Harun Cengiz ve eşi Nejla Cengiz, öğrencilerle müşteri-satıcı ilişkisinin ötesinde bir bağ kurmaya çalışıyor.

“Korsan” adı tesadüfen ortaya çıkmış

Korsan Semaver’in hikâyesi de ilginç.

Harun Cengiz’in anlattığına göre yaklaşık dört yıl önce, Ramazan ayında Dilucu Şehitleri Anıt Parkı’nda eşiyle birlikte semaver yakarak açık havada çay satmaya başladılar. İzinleri olmadığı için zabıtanın müdahalesiyle bu girişim kısa sürede sona erse de sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve bölgedeki gazetecilerin ilgisi “Korsan Semaver” ismini doğurdu.

Tam o dönemde şarküteri olarak kullanılan mevcut iş yerinin devredilmesiyle birlikte Cengiz ailesi, kendi imkânlarının yanı sıra dostlarının desteğiyle çay evini açma fırsatı buldu.

İlk günlerde dört limon kasası ve altı plastik tabureyle başlayan işletme, bugün öğrencilerin uğradığı, sohbet ettiği, ders çalıştığı ve dertlerini paylaştığı bir mekâna dönüşmüş durumda.

Amaç para kazanmaktan daha büyük

Harun Cengiz, işletmenin elbette para kazanmak zorunda olduğunu ancak asıl hedeflerinin bunun ötesinde bulunduğunu söylüyor.

Öğrencileri önce müşteri olarak değil, “misafir” ve korunması gereken gençler olarak gördüklerini ifade eden Cengiz, dört yıl içerisinde çok sayıda öğrencinin mezun olup kentten ayrıldığını anlatıyor.

Cengiz ailesinin öğrencilerle kurduğu ilişki zaman içerisinde adeta manevi bir aile bağına dönüşmüş. Harun Cengiz öğrenciler tarafından “Harun Amca”, eşi Nejla Cengiz ise “Nejla Teyze” olarak görülüyor.

Bu yaklaşım, özellikle ailesinden uzakta üniversite hayatı yaşayan gençler açısından önemli.

Çünkü üniversite yılları sadece derslerden ve sınavlardan ibaret değil. Yeni bir şehirde yaşamak, yalnızlık, ekonomik sıkıntılar, hastalıklar ve aile özlemi gençlerin hayatında ciddi bir yer tutuyor. Korsan Semaver tam da bu noktada kendisine farklı bir rol biçiyor.

Çaydan önce güven veriyorlar

Korsan Semaver’de öğrenciler yalnızca ders çalışmıyor.

Hastalandıklarında çorba yapılıyor, sınav dönemlerinde eşyalarını emanet edebiliyor, kargolarını teslim aldırabiliyor, canları sıkkın olduğunda oturup sohbet edebiliyorlar.

Harun Cengiz’in anlattığı küçük bir ayrıntı ise mekânın ruhunu anlatmaya yetiyor.

Bazen öğrencilerin yalnızca ağlamak ve içini dökmek için geldiğini söyleyen Cengiz, ortam biraz ağırlaştığında Sezen Aksu’nun “Sen Ağlama” şarkısını açarak gençlerin yüzünü güldürmeye çalıştığını anlatıyor.

Belki dışarıdan bakıldığında bunlar küçük ayrıntılar…

Ama insan hayatında bazen bir bardak çay, bir tabak çorba, birkaç güzel söz ya da sadece dinleyen bir insan çok büyük anlam taşıyabiliyor.

Anı defterindeki satırlar duygulandırıyor

Korsan Semaver’in en anlamlı detaylarından biri de öğrencilerin mekândan ayrılırken duygularını yazdıkları anı defteri.

Bazı öğrenciler mezun olup Iğdır’dan ayrılırken Cengiz ailesine teşekkür eden notlar bırakıyor. Kimi öğrenciler ise ailelerini getirip “Bunlar bizim Iğdır’daki annemiz ve babamız” diyerek tanıştırıyor.

Bu durum, dört duvar arasında kurulan bir ticari ilişkinin zamanla nasıl gerçek bir dostluğa dönüşebileceğini gösteriyor.

Cengiz ailesi için de öğrencilerin ardından bıraktığı bu güzel sözler, kazancın çok daha ötesinde bir anlam taşıyor.

Askıda simit, askıda çay

Korsan Semaver’de dayanışma anlayışı da dikkat çekiyor.

“Askıda simit” ve “askıda çay” uygulamalarıyla ekonomik durumu iyi olan müşteriler, imkânı olmayan öğrencilerin ihtiyaçlarına destek oluyor.

Buradaki sistem aslında basit: Birinin bıraktığı iyilik, başka birinin yüzünde tebessüme dönüşüyor.

Bu yönüyle Korsan Semaver yalnızca Harun ve Nejla Cengiz çiftinin çabasıyla değil, müşterilerin ve öğrencilerin katkısıyla büyüyen küçük bir dayanışma alanı haline gelmiş.

Gelenekle gençlik aynı çatı altında

Cengiz ailesi bir yandan gençlere sıcak bir ortam sunarken diğer yandan geleneksel kültürden izleri de yaşatmaya çalışıyor.

El işi oyalar, eski eşyalar ve gramofon gibi nostaljik parçalar mekânda gençlerle buluşuyor.

Böylece bir tarafta ders çalışan üniversite öğrencileri, diğer tarafta geçmişten gelen kültürel değerler aynı ortamı paylaşıyor.

Iğdır’ın görünmeyen değerlerinden biri

TİGAD çalıştayı nedeniyle Iğdır’da bulunduğumuz süreçte ziyaret ettiğimiz Korsan Semaver bize şunu gösterdi

Bir şehrin değerini yalnızca binaları, yolları, turistik mekânları veya ekonomik rakamları belirlemiyor.

Bazen bir şehrin gerçek güzelliği, hiç tanımadığı insanların çocuklarına sahip çıkan insanların hikâyesinde saklı oluyor.

Korsan Semaver de Iğdır’ın belki tabelalarda çok fazla görünmeyen ama insanın hafızasında yer eden değerlerinden biri.

Harun ve Nejla Cengiz’in yaptığı işin ekonomik karşılığından çok daha önemli bir tarafı var. Ailesinden uzakta yaşayan bir gence “Sen burada yalnız değilsin” diyebilmek.

Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri tam olarak bu.

Korsan Semaver belki büyük bir işletme değil.

Ama yaptığı işin anlamı büyük.

Çünkü burada çay bardağına sadece çay değil, biraz da samimiyet, biraz dayanışma ve biraz aile sıcaklığı dolduruluyor.

Korsan Semaver’i farklı kılan da tam olarak bu.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.