
Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP) tarafından düzenlenen toplantıda, çevre kirliliği ve zehirli atıkların Karabük ve çevresinde yarattığı sorunlar ele alındı. Toplantıya katılan gazeteci büyüğümüz Fikret Gökçe, Gerede Çayı ve Karabük’ün çevre tarihine ışık tutan dikkat çekici bir konuşma gerçekleştirdi.
Gerede Çayı ve Çevre Felaketi
Gerede Çayı, 288 kilometrelik bir alanı kapsayarak Filyos’tan Karadeniz’e dökülüyor. Ancak, son yıllarda sanayi atıkları ve zehirli kirlilik, bu su kaynağını ölüm nehri haline getirdi. GEÇTAP Koordinatörü Mehmet Emin Aslan, bu durumu “İmdat! Zehirleniyoruz!” ifadeleriyle özetledi.
O haber için BURAYI tıklayınız.
Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi ve TEMA Vakfı Karabük İl Temsilcisi Doç. Dr. Murat Alan ise, Gerede Çayı’ndaki kirliliğin sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte bir sorun olduğuna dikkat çekerek acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
O haber için BURAYI tıklayınız.
Karabük’ün Çevre Mücadelesi: Tarihten Örnekler
Fikret Gökçe, konuşmasında Karabük’ün çevreyle ilgili geçmişte gösterdiği duyarlılığı ve alınan önlemleri anlattı. Karabük Demir Çelik Fabrikaları kurulurken Soğanlı Çayı’nın temizliğini sağlamak için yapılan çalışmalar, 1937’den itibaren bölgenin çevre bilinciyle hareket ettiğini ortaya koydu.
“İnsan yaşadığı yere benzer .O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer .Suyunda yüzen balığa , Toprağını iten çiçeğe, Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğilimine…” benzer. Karabük’ün dumanlı çocukları derlerdi. Karabük aslında yıllar önce çevre konusunda duyarlılık gösteren, bu konuda eylemler yapan bir kent. Karabük Demirçelik fabrikaları kurulurken Soğanlı Çayı fabrikada kullanılacak en önemli kaynak olarak seçiliyor, yurt dışından bir uzman getiriliyor ve Soğanlı çayı üzerinde suyu biriktirmek için bir bent kuruluyor bir de süzgeç teşkilatı yapılıyor Ne için ? Halbuki o zaman kirlilik yok , tertemiz gelen bir su. İşte çer-çöp karışır da fabrikaya girer bir takım tesislerde zarara sebep olur diye hassasiyet gösteriliyor. Hangi yıldan bahsediyorum: 1937.”
“Demir Çelik Fabrikasındaki Havuzdan Akvaryum Balıklarını Alıp Evimize Götürürdük.”
Fabrikanın çevreye duyarlılık gösterdiği yıllarda atık suları temizlemek için kullanılan havuz sisteminde akvaryum balıkların ürediğini hatırlattı.
“1965 yılında Alman firmanın yaptığı kontinikütük haddehanesi 1966’da üretime başladı. Hemen onun yanında bir göl vardı. Onun yanında da tamamen ahşap büyük bir tesis vardı ona C Projesi derlerdi. Fabrikadaki servis sularını kullandıktan sonra oraya gönderip orada süzgeçlerden arıttıktan sonra o havuzda toplayıp dinlendiren bir sistemdi. Hem suyu ziyan etmemek hem de mevcut suyu temizlemek amacıyla kullanılıyordu. Ve o havuza da bir arkadaşımız akvaryum balığı attı, o balıklar orada üredi hatta biz oradan o akvaryum balığını alır evimizdeki akvaryuma götürürdük. Bunu niye anlatıyorum. Yıllarca bu Filyos Çayını kirleten demir çelik fabrikaları ya da Karabük, diye suçlandığı için. Oysa Karabük bu konuda büyük bir özen göstermişti.”
Tarihi Şahsiyetler ve Çevreye Duyarlılık
Gökçe, geçmişte Karabük Demir Çelik Fabrikası’nın belediyeye ödediği “duman parası” uygulamasından ve alınan önlemlerden ve Karabük’ün tarihi şahsiyetleri olan 1973 – 1977 yıllarında Karabük Belediye Başkanlığı yapan Rahmetli Yüksel Erhal, 1968-1973 ve 1984 – 1987 yıllarında iki kere Karabük Belediye Başkanlığı yapan Rahmetli Dr. Necmettin Şeyhoğlu ve 1916 doğumlu olup 1978’de 62 yaşında vefat eden Eski Karabük Köyü Muhtarı Rahmetli Kır Mehmet Lakaplı Mehmet Özdemir isimlerinden bahsetti.
“Duman Parası ve Yüksel Erhal”
1970’de dönemin belediye başkanı Yüksel Erhal Ağabeyim yine aday. Bir kahvehanede bir konuşma yapıyor ben yüksel abi, DUMAN PARASInı ne yapıyorsunuz, Karabük’ün havasının temizliği için kullanıyor musunuz diye bir soru sordum. Ben senin eline o parayı versem sayamazsın diye cevap verdi. Bakın eskiden Karabük Demir Çelik Fabrikası yıllardan beri Karabük Belediyesine bir para ödüyordu. ‘duman parası” deniliyordu. Bugün devam edilmiyor sanırım.
“Şeyhoğlu Sokakların Yıkamasını Kendisi Yapıyordu.”
Bir gün 2 kere belediye bakanlığı yapan Dr. Necmettin Şeyhoğlu ile sabahın 6’sında Balıkpazarı mevkiinde karşılaştım. Arazözlerin önüne geçmiş ekipleriyle birlikte eline almış hortumu Karabük’ün sokaklarını kendisi yıkıyordu. Böyle insanlar da vardı Karabük’te.
“Çılgın Karabük’lü Kır Mehmet ve 68.ci İl Karabük Tabelaları
Gökçe, Karabük’ün unutulmaz isimlerinden biri olan “Kır Mehmet”i anarak, onun Karabük’ü il yapmak ve çevre projelerini hayata geçirmek için gösterdiği çabaları anlattı.
“Bu şehrin sembol isimlerinden biri vardı. ‘Kır Mehmet’ O bir efsaneydi. Karabük Köyünün ve Kayabaşının muhtarıydı. Kendi cebinden parasını verdiği 5 tane de koruması vardı. Hatırlarım 60’lı yıllların başında bembeyaz bir takım elbise, kıravat ve hasır bir fötr şapka… Yanında iki tane tüfekli koruma ile gezerdi. Elinde bir çanta vardı kimseye vermezdi. Çanta da yetkililerle yaptığı yazışmalar vardı. Sanki altın taşıyormuş gibi onları muhafaza ederdi. Halka yaptığı bir konuşmasında dedi ki; “ SÜLEYMAN DEMİREL’den söz aldım, Karabük’ü il yapacağım.” Kastamonu- Zonguldak ve Ankara çıkış noktalarına 68 Karabük diye tabelalar koydu. Hatta teyyare meydanı yapacağım da demişti.”
Kır Mehmet’in Araç Çayı’nı ıslah ederek göl ve turizm alanı yaratma hayalinin, Karabük halkının çevreye verdiği önemi yansıttığını ifade etti.
“Çevreye o kadar değer veriyordu ki. Bir gün dedi ki; “ Ben bu Araç Çayını ıslah edeceğim. Baklabostandan başlayarak şehre kadar bir göl yapacağım. Burada kayıklar gezecek, o tertemiz su da insanlar yüzecek, burayı bir turizm merkezi yapacağım. Böyle insanlar gördü Karabük…”
“1960’ta Karabük’ün Hava Kirliliği Gündem Oldu.”
Gökçe, 1960’lardan itibaren Karabük Postası Gazetesi’nde hava kirliliği sorunlarının sıkça gündeme geldiğini belirtti. “Bakın önümde Karabük Postası Gazetesi’nin ta 1960’tan başlayan 3 nüshasını getirdim. 3’ünde de gündem Karabük’teki hava kirliliği. Yıllarca bunu yaşadı Karabük fakat maalesef gerekli önlemler alınmadı. Yurt dışına da gidildi, heyetler gönderildi filtre sistemi gibi birtakım önlemler alınmasına karşın maalesef kirlilik Karabük’te çözülmüş değil. Buraya gelirken de baktım yine Karabük’ün seması siyah dumanlarla kaplı.”
Yeni Tehlike: Eskipazar OSB
Konuşmasının sonunda Gökçe, Eskipazar’da kurulacak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili endişelerini dile getirdi. Yeni fabrikaların atıklarının Gerede Çayı’ndaki kirliliği daha da artırabileceği uyarısında bulunarak, gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.
“Ayrıca yeni bir tehlikeden de bahsetmek istiyorum. Yeni kurulucak olan Eskipazar OSB’nin çalışmaları başladı. Orada Eskipazar’ın 3 tane köyünün arazisi bu amaçla kamulaştırıldı. Şimdi oraya kurulacak olan fabrikaların atıkları ne olacak ? Onlar da bu çaya karışacak ! Eğer şimdiden önlem alınmazsa bu kirliliğin daha da artacağı uyarısını yaparak sözlerimi bitirmek istiyorum. Gençliğimin, ömrümün önemli bölümlerinin geçtiği bu kentte yıllar sonra siz basın mensuplarıyla bir arada olmanın mutluluğunu şu an da yaşıyorum. Bir çoğunuzu tanıyorum zaten, bu toplantıya şeref verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.”

GENEL
30 Ekim 2026GENEL
30 Ekim 2026GENEL
30 Ekim 2026GENEL
30 Ekim 2026GENEL
30 Ekim 2026GENEL
30 Ekim 2026GENEL
30 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.