
Her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası, Safranbolu’da düzenlenen etkinliklerle başladı. Ancak bu yılki program sadece yöresel lezzetlerin tanıtıldığı bir etkinlik olmanın ötesinde, toplumun birlik ve beraberliğine dair güçlü bir mesaj da verdi.
Açılışta konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, yemek kültürünün sadece karın doyurmak değil, bir medeniyetin hafızasını taşıyan, kültürü kuşaktan kuşağa aktaran önemli bir araç olduğuna vurgu yaptı. “Sofralar aileyi, misafiri ve toplumu bir araya getirir. Bu nedenle yemek, sadece bir lezzet değil; aynı zamanda değerlerimizi ve kültürümüzü aktaran bir araçtır.” sözleri, özellikle içinde bulunduğumuz dönemde oldukça anlamlıydı bana göre.
Zaman, Ayrışma Değil Kucaklaşma Zamanı
Son günlerde, basın camiasında yaşanan bazı üzücü olaylar kamuoyunun gündemine gelmişti. Bir basın mensubuna fiili saldırı düzenlenmesi ve bir başka gazetecinin hedef gösterilerek ötekileştirilmeye çalışılması, basın özgürlüğü ve meslek onuru açısından kaygı verici bir süreci beraberinde getirmişti.
İşte tam da böyle bir ortamda, Safranbolu’da düzenlenen Türk Mutfağı Haftası açılışında Sayın Vali Mustafa Yavuz’un tüm basın mensuplarına ayrı ayrı kendi elleriyle lezzetler ikram etmesi; sadece bir jest değil, aynı zamanda “devletin şefkatli yüzü”nün de bir yansıması oldu. Vali Yavuz’un bu ince davranışı, AYRIŞMANIN DEĞİL KUCAKLAŞMANIN, ÖTEKİLEŞTİRMENİN DEĞİL BİRLEŞTİRMENİN GEREKLİLİĞİNE dair adeta görsel bir mesajdı.
Çok önemli ve değerli bu somut mesajı için Sayın Valimize hem bir vatandaş hem de bir basın mensubu gazeteci olarak şükranlarımı sunduğumu belirtmek isterim.
Gastronomi Vesilesiyle Toplumsal Barış Vurgusu
Sayın Valimizin gastronomi üzerine yaptığı konuşmasındaki mesajlarına devam edeyim. Cenazelerden düğünlere, bayramlardan yöresel adetlere kadar Türk yemek kültürünün toplumsal hayattaki birleştirici gücünü hatırlatan Vali Yavuz, “Aşure gibi tatlılar da bize birliği, beraberliği, bereketi ve yardımlaşmayı anlatır” diyerek bugünün Türkiye’sinde en çok ihtiyaç duyulan ortak değerleri hatırlattı.
Ayrıca gastronominin turizmdeki yeri kadar diplomatik ilişkilerdeki yumuşatıcı gücüne de değinerek, “Yemekler ülkeler arası ilişkilerde bile bir diplomasi aracına dönüşebiliyor” ifadelerini kullandı. Bu yönüyle de yemek kültürü sadece yerel bir miras değil, aynı zamanda evrensel bir barış dili olarak öne çıktı.
Karabük İçin Örnek Bir Tablo
Etkinlik boyunca Karabük ve ilçelerine ait yöresel lezzetlerin tanıtıldığı stantları gezerek her bir yemeğin ardındaki kültürel miras hakkında bilgi alan Vali Yavuz’un bu yaklaşımı, Karabük’te kamu kurumları, yerel basın ve halk arasında karşılıklı saygı ve diyaloğun güçlendirilmesi adına umut verici bir tablo ortaya koydu.
Valiliğin, yemek üzerinden kurduğu bu gönül köprüsü; yalnızca damaklarda iz bırakmadı, kalplerde de derin bir karşılık buldu, vesselam.
Okan Küçük‘ün diğer köşe yazıları için burayı tıklayınız
GENEL
09 Mayıs 2026GENEL
09 Mayıs 2026GENEL
09 Mayıs 2026GENEL
09 Mayıs 2026GENEL
09 Mayıs 2026GENEL
09 Mayıs 2026GENEL
09 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.