
Geçen haftalar da haberini yaptık. İsviçre merkezli hava kalitesi teknolojisi şirketi IQAir, 2020 Dünya Hava Kirliliği Raporu‘nu yayınladı. Söz konusu rapor da hem dünyanın en yüksek hava kirliliğine sahip ülkeleri hem de Türkiye’nin en yüksek hava kirliliğine sahip şehirleri ortaya çıkmış oldu. Karabük raporda hava kirliliğinde 6. sıra da yer aldı.
Rapora göre hava kirliliği, solunum yolu rahatsızlıkları, kanser gibi hastalıklara yol açarak dünya genelinde her yıl 600 bini çocuk, 7 milyon erken ölümde rol oynuyor.
İnsan ömrünü en fazla kısaltan etken PM2.5 olarak adlandırılan havadaki 2.5 mikrondan küçük partiküler maddeler. Akciğerlere ve kan dolaşımına derinlemesine nüfuz edecek kadar küçük olan PM2.5; solunum ve kardiyovasküler problemlere ve kansere neden olabiliyor. Saç telinin çapının 30’da biri kadar büyüklükteki bu maddeler bazı solunum yolu hastalıkları ve akciğer kanseriyle ilişkilendiriliyor.
Konuyla ilgili önceki haberimiz için burayı tıklayınız.
Şimdi bu bilgilerden yola çıkarak Karabük’teki solunum yolu hastalıkları, akciğer hastalıkları ve kanser vakalarında Karabük sanayisinin etkisi var mıdır, varsa ne orandadır ? Bunların tespiti mutlaka yapılıyordur. Bu konu da bir bilgilendirme / açıklama yapılırsa vatandaşta doğrusu ne öğrenmiş olur aslında.
“1 yıldır nefes aldığımı hissediyorum. Hatta insanın nefes alarak yaşadığını tanıdım, öğrendim.”
Üretim, istihdam ve sanayi ülkemiz için vazgeçilmez bir konumda. Ama günümüzde insan ve çevre sağlığını dikkate almadan üretim yapmak dönemi artık bitmeli. Konu çevre ve insan olunca kar, para ne kadar önemli olabilir ?
Şimdi o haberi yaptığımız da bir çok yorum geldi. Bir yorumda bir vatandaş 12 yıl göz bebeğimiz konumunda olan Kardemir’de çalıştığını şimdi ise Balıkesir’de Kaz Dağları’na yakın bir mevki de çalıştığını söylüyor… “1 yıldır nefes aldığımı hissediyorum. Hatta insanın nefes alarak yaşadığını tanıdım, öğrendim.” diyor. ”Temiz havanın etkisiyle 1 yıldan beri de sigarayı bıraktığını “ da ekliyor…Yorum kısa ama üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir yorum bence.
Temiz Hava Temiz Oksijen İnsanın Sorunlarının Çözümü İçin Kilit Konumda.
Uzmanların açıklamaları ve çeşitli sağlık kuruluşlarının çalışmalarından çıkan sonuçlara göre; Temiz hava beyin sağlığının da ilk şartı. Çünkü beyin, diğer organlar gibi oksijene ve besin maddelerine ihtiyaç duyar. Güncel yaşamda hava kirliliğinin ilk etkisi hafıza kaybı ve benzeri hafıza problemleri olarak ortaya çıkıyor.
Havanın içindeki oksijen aynı zamanda kanı temizliyor. Oksijen eksikliği halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, enerji çekilmesi gibi rahatsızlıkların temel sebepleri olarak görülüyor
Oksijenin, kanın temizlenmesini sağladığı gibi kanda bulunan maddeler aracılığı ile organlara taşındığı biliniyor. İşte örneğin solunum fonksiyonları bir zarar gördüğünde iç organların hepsi risk altına giriyor. Yine kan aracılığıyla oksijenin taşınmadığı herhangi organ veya organların tamamı kendi temizliğini yapamıyor, hücre yenilenmesi gerçekleştiremiyor kısa veya uzun zamanlı olarak fonksiyonlarını yitiriyor ve önemli/ciddi hastalıklar gün yüzüne çıkmaya başlıyor.
Kalitesiz kirli hava, hastalıklara kapı açıyor.
Temiz havanın dinçlik, enerji, stres yükünün azalması, canlılık ve ferahlık verdiği, hissiyat anlamında gücün oksijenle geldiği uzmanlarca ifade ediliyor.
Halsizlik oluşmaması, canlılık halinin devamı, vücut direncinin artması, beynin düzgün çalışması, organların zarar görmemesi gibi sebeplerden dolayı temiz havada bulunmanın önemi çok büyük…
Yine bazı uzmanlara göre çağımızda bir çok hastalığın bir şekilde temel tetikleyicisi olan Stres- Kaygı gibi rahatsızlara hava kirliliği nedeniyle temiz oksijenden mahrum kalınması sebep olabiliyor. Yani temiz hava , bol oksijen, aynı zamanda manevi güç ve Stres yükünü ortadan kaldırabiliyor.
Uzmanlar yukarıda yazdıklarımıza devam ile, her ne kadar hayatımıza devam edebiliyor olsak da, aslında oksijen miktarının düşük olduğunu hissetmeden uzun süre boyunca kalitesiz yani kirli bir hava soluduğumuz için gerek kısa gerek uzun vade de hastalıklara kapı açtığımızı ifade ediyorlar.
Koca Süleyman o tarihi sözü boşuna mı söyledi ?
Tam kırk altı yıl hükümdarlık yaparak Osmanlı tahtında en uzun süre tahtta kalan hükümdar olan, döneminde birçok fetihe imza atan, kültür ve uygarlık alanında da önemli gelişmelerin mimarı olan (rahmetli) Kanuni Sultan Süleyman’ın, hasta yatağında söylediği söz olarak bilinen “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi” sözünü duymayanımız yoktur.
46 yıl da bir Osmanlı Padişahı ki -Muhteşem Süleyman olarak ta anılır- ne mutluluklar- üzüntüler yaşamış, kim bilir neler görmüş, neler geçirmiştir değil mi ? İşte 46 yılı tahtta geçen 72 yılın sonunda hayattan edindiği bütün tecrübelerin bileşkesi olarak hasta yatağında söylediği söz, insan hayatında en önemli konunun sağlık olduğu vurgusudur.
Yani Koca Süleyman diyor ki, en büyük zenginlik ve en büyük nimet sağlıktır. Bütün cihanı bile verseler sağlık olmadıktan sonra hiçbir anlamı kalmaz, diyor değil mi ?
İsviçre merkezli hava kalitesi teknolojisi şirketi IQAir, 2020 Dünya Hava Kirliliği Raporu da, Türkiye’nin en yüksek hava kirliliğine sahip altıncı ili Karabük, diyor…
Biz de diyoruz ki; çocuklarımız ve geleceğimiz için insana, çevreye, beynimizin ve organlarımızın içine çektiğimiz nefese, zarar vermeden kalkınmaktan başka bir yol yok. Çünkü başka Karabük yok !

GENEL
13 Mayıs 2026GENEL
13 Mayıs 2026GENEL
13 Mayıs 2026GENEL
13 Mayıs 2026GENEL
13 Mayıs 2026GENEL
13 Mayıs 2026GENEL
13 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.