Öz: Karabük Eğitim Şehridir

Öz: Karabük Eğitim Şehridir

ABONE OL
11 Eylül 2022 22:54
Öz: Karabük Eğitim Şehridir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eğitim-Bir-Sen Karabük Şubesi Eğitim Öğretim yılının açılış değerlendirmesiyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Eğitim Bir Sen Karabük Şube Başkanı ve Memur Sen İl Temsilcisi Zeki Öz; Karabük’ün artık sadece sanayi kenti olmaktan çıkmış olup aynı zamanda bir eğitim kentine dönüştüğünü , İlk öğretim kurumları, ortaöğretim kurumları ve üniversitesi ile birlikte yaklaşık yüz bin öğrencinin eğitim gördüğü, binlerce eğitim çalışanının hizmet ürettiği bir şehirde yaşadığımıza dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı.

“Karabük’ün eğitim başarısı her geçen gün artarak devam ediyor. 2022 LGS ve YKS verileri bize Eğitim başarımızın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu açıkça gösteriyor. İlimizden çok sayıda öğrenci bu sınavlarda bütün soruları yaparak çok önemli bir başarıya imza atmıştır. Bugün Karabük’e bu eğitim başarısından kaynaklı olarak çevre illerden çok sayda öğrenci gelmektedir. Çocuklarına kaliteli eğitim sağlamak maksadıyla bazı memurlar bu şehre tayin istiyor. Geleceğimizin teminatı olan yavrularımıza eğitim hizmetinin sunulmasında emeği geçen, mesai mefhumu gözetmeksizin fedakarca çalışan  okul yöneticilerimiz ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim camiamızın bütün bileşenlerine, velilerimize Eğitim Hizmet kolunun yetkili sendikası Eğitim Bir Sen Şube başkanı olarak şükranlarımızı sunuyorum. Bugün Karabük’te ortalama 18 kişilik sınıflarda eğitim veriyoruz. Öğretmen eksiğimiz yok. Eğitim materyalleri, ders kitapları öğrencilere Pazartesi günü verilmek üzere hazırlanmış durumda. Tecrübeli bir öğretmen ve yönetici kadromuz var. Fedakarca çalışan ve istikrarlı bir şekilde eğitim başarımızı sürdüren öğretmenlerimizin, okul ve kurum yöneticilerinin moral ve motivasyonunu bozacak eylemlerden, açıklamalardan şiddetle uzak durulmalıdır. Zaman zaman sosyal medya mecralarında bu başarıyı küçümseyen, yok sayan açıklamalara da şahit oluyoruz. Eğitim hizmet kolunun yetkili sendikası olarak bu yaklaşımın fedakarca çalışan eğitim camiasının moral ve motivasyonunu bozamayacağını ve bu anlayışın kimseye faydasının olmayacağını buradan bir kez daha hatırlatmak isterim. Eğitim öğretim her türlü çıkar çatışmalarının ve siyasetin üstünde tutulmalıdır. Başta eğitim sendikalara olmak üzere herkes bu konuda hassasiyet göstermelidir.

EĞİTİMİN SORUNLARINA YÖNELİK KARARLAR ALINMALI

2022-2023 eğitim-öğretim yılı, hayat şartlarının zorlaştığı, alım gücünün düştüğü, eğitim-öğretim masraflarının arttığı, iyileştirmelere ve yeni gelişmelere rağmen istenilen seviyeye gelinemediği bir zeminde, sorunların gölgesinde başlıyor.

Köklü sorunlara kalıcı çözümler ancak kararlı bir iradeyle mümkündür.

Bakanlığın ve yetkililerin eğitim çalışanlarının sorunlarına kayıtsız kalmaması, sahadan yükselen sese kulak vermesi, eğitim paydaşlarının tekliflerini göz ardı etmeden kararlar alması eğitimin niteliğini ve verimliliğini artıracaktır. Beklentiler doğrultusunda atılacak hızlı adımlar, eğitim çalışanlarının yüksek motivasyonla işe başlamalarını sağlayacaktır.

Öğretmenlik meslek kanununun kapsamı genişletilmeli, başta kariyer basamakları olmak üzere sorunlu tarafları giderilmelidir

5 ve 6. Dönem Toplu sözleşmelerde masaya taşıdığımız, “Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında, eğitim-öğretim hizmetleri sınıfına dâhil kadrolarda bulunanlardan en az 8 yıl süreyle fiilen öğretmenlik yapmış olanlara uzman öğretmenler; en az 4 yıl süreyle fiilen uzman öğretmenlik yapmış olanlara ise başöğretmenler için öngörülen özel hizmet tazminatı ödenir” teklifi uyarınca, 8 yılını dolduran öğretmenlere uzman öğretmen, 12 yılını tamamlayanlara da başöğretmen unvanı verilmelidir. Bu çerçevede, toplu sözleşme teklifimiz esas olmalı, sınav tartışması da son bulmalıdır.

Eğitim çalışanlarının mali ve özlük hakları iyileştirilmelidir

Enflasyonun yukarı yönlü hareketini devam ettiriyor. Eylül ayı başında açıklanan rakamla yıllık enflasyon %80’e ulaşmıştır. Günlük hayatı zorlaştıran ekonomik sarsıntı, etkisini en çok kamu görevlileri başta olmak üzere sabit gelirliler üzerinde hissettirmektedir. Bu çerçevede, eğitim çalışanlarının ve kamu görevlilerinin ücretlerinde oluşan kayıplarını giderecek mahiyette mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılmalıdır.

Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmalı, kadrolu istihdam esas olmalıdır

Kamu personel sisteminin temel yaklaşımı, insan onurunu öncelemek, insan haklarına saygılı olmak, saygın iş ilkesine dayanan mali, sosyal ve özlük hakları ile çalışma şartları olmalıdır. Bu eksende, öğretmen istihdamında sözleşmeli öğretmenlik dayatması, hukuki olmadığı gibi çalışma ilişkileri yönünden de kabulü ve tahammülü mümkün değildir. Öğretmenlerin anayasal haklarını sınırlayan, aile bütünlüğünü bozan, eşleri birbirinden, çocukları da anne babalarından ayrı bırakan, öğretmeni eşi ile işi arasında tercihte bulunmaya zorlayan, mesleği ve öğretmenin itibarını zedeleyen sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmeli, sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmelidir.

GİHS, THS ve YHS ve diğer hizmet sınıflarına tabi eğitim çalışanlarının hakları iyileştirilmelidir 

Eğitimin kalitesi için ter döken memur ve hizmetli çalışanlarımızın özlük hakları iyileştirilmelidir. Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında genel idare hizmetleri sınıfı, teknik hizmetler sınıfı, yardımcı hizmetler sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların eğitim-öğretim hizmetinin aksamadan etkin şekilde yürütülmesi için emek harcadığı gerçeği görülmelidir. Öğretim yılına hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden Millî Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitim çalışanlarına da ödenmelidir. Memur ve hizmetliler başta olmak üzere, genel idare hizmetleri sınıfı, teknik hizmetler sınıfı, yardımcı hizmetler sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında yer alan eğitim çalışanlarının liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde mesleki ilerlemelerini sağlayan en önemli araçlardan biri olan unvan değişikliği sınavları konusunda somut adım atılmalı; sınav ve atama takvimi, Bakanlık çalışma takvimine alınarak belirsizlik giderilmelidir.

Öğretmenlerin yer değişikliği süreci yeniden kurgulanmalıdır

Öğretmen atama ve yer değiştirme iş ve işlemlerinde eğitim-öğretim faaliyetlerini sekteye uğratacak düzeydeki tasarım eksiklikleri, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanamamasına, mağduriyetlerin yanı sıra çalışma barışının bozulmasına ve motivasyon kaybına neden olmaktadır. Dezavantajlı ve elverişsiz şartların hüküm sürdüğü yerleşim yerlerinde görev yapan eğitim çalışanlarına yönelik gönüllülüğü esas alacak tedbirlerin alınması, rasyonel atama ve yer değiştirme sistemlerinin kurulması, eğitimcilerin en büyük beklentilerindendir.

Yönetici görevlendirme süreci yeniden ele alınmalı, eksiklikler giderilmelidir

Eğitim yöneticiliği alanında sürdürülebilir ve kabul edilebilir bir sistem inşa edilmelidir. Eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesi, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak ‘ikincil görev’ ve ‘görevlendirme’ kapsamından çıkarılarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği hâline dönüştürülmesiyle mümkündür. Eğitim kurumu yöneticilerinin bir eğitim ve okul lideri olarak inisiyatif alanları genişletilmeli, mevzuat kuşatmasından kurtarılmalı, bürokratik rolleri azaltılmalı, yetkilendirilip güçlendirilerek eğitim-öğretimle ilgili rolleri öne çıkarılmalıdır. Eğitim kurumu yöneticiliği profesyonel bir meslek olarak tanımlanıp, münhasır kadrolar üzerinden kazanılmış hakların korunduğu bir düzlemde liyakat ve mesleki ilerleme ekseninde yeniden kurgulanmalıdır.

Eğitim kurumu yöneticilerinin iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde işveren vekili statüsünde olmasından kaynaklı idari para cezalarının yükümlüsü olmaları hakkaniyete ve adalete aykırıdır. Bu yükümlülük kişisel olmaktan çıkarılmalı, kurumsal hâle getirilmelidir.

Okulların yardımcı personel ve donanım ihtiyacı karşılanmalı, okullara doğrudan ödenek tahsis edilmelidir

Okullar arasındaki nitelik farkının sebeplerinden biri de fiziki altyapı ve donanım eksikliğidir. Hâlihazırda eğitim kurumu yönetimlerinin kullanımına tahsis edilmiş ödenekler yeterli değildir. Eğitim-öğretim yılı başlamadan, sınıf ve öğrenci sayısı, personel sayısı gibi kıstaslar esas alınarak her okula ihtiyaçları karşılayacak ölçüde münhasır bir ödenek tahsis edilmelidir.

Eğitimcilere şiddete karşı yasal düzenleme yapılmalıdır

Eğitim-öğretim hizmeti esnasında eğitim çalışanlarına karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişilere hapis cezası verilmesi; eğitim kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni varsayılan suçlardan sayılması şarttır. Eğitim çalışanlarına karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemlerde ve davalarda personelin talebi üzerine bakanlığın hukukî yardımda bulunması noktasında düzenleme yapılmalıdır.

Kadrosuz usta öğreticilere sendika hakkı tanınmalıdır

Kamu kurumlarında eğitim faaliyeti yürüten kadrosuz usta öğreticilerin kamu görevi ifa ettiği ve kamu görevlisi oldukları gerçeği kabul edilmeli; sendika üyesi olmalarının ve toplu sözleşme hükümlerinden faydalandırılmalarının önüne konulan bürokratik engeller kaldırılmalıdır.

Değişen şartlar göz önüne alınarak banka promosyon sözleşmeleri güncellenmelidir

Kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında, ekonomik veriler ve hedefler dikkate alınarak promosyon anlaşması yapılmakta ve kamu görevlilerine ek mali imkân sağlanmaktadır. Salgın süreci ve yeni ekonomik program promosyon anlaşmalarının yapıldığı şartları değiştirmiştir. Geçmiş dönemde yapılan anlaşmalar gereği kamu görevlilerine verilen promosyon ödemeleri düşük kalmıştır. Bu çerçevede, yeni yapılan anlaşmalar kapsamındaki promosyon ödemeleri ile geçmiş dönem promosyon ödemeleri arasında uçurum oluştuğu gerçeği görülmeli, promosyon ödemelerinin kamu görevlilerinin emek ve ücretlerinden kaynaklanan bir hak olduğu unutulmamalıdır.

Geçmiş dönemlerde yapılan promosyon sözleşmeleri, bazı kurumlarda yapılan yeni promosyon sözleşmeleriyle uyumlu hâle getirilerek güncellenmelidir. Ekonomik şartlar ve enflasyon durumu gözetilmeli, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, kamu görevlilerinin hakkını ve hukukunu koruyacak şekilde harekete geçerek sendika temsilcileri ve bankalarla tekrar bir araya gelmeli, değişen durum ve şartları dikkate alarak promosyon tutarlarını revize etmelidir. Ek gösterge artışındaki eksiklikler giderilmelidir

Ek gösterge artışına ilişkin düzenleme, verilen sözlerin hayata geçirilmesini ve kamu personelinin haklı beklentilerinin karşılanmasını sağlamış ise de aynı zamanda adil olmayan sonuçlar üretmiştir. Ek gösterge artışına ilişkin düzenlemedeki eksik kalan hususlar giderilmelidir. Bu bağlamda, yönetici sınıfında yer alan şeflerin de ek göstergesi 3600’e çıkarılmalı; ek gösterge rakamı 3600’ün altında olan bütün kamu görevlilerinin tazminat yansıtma oranları artırılmalıdır.

Eğitim-Bir-Sen olarak, Türkiye’nin daha müreffeh olma yolundaki uzun vadeli hedeflerine ancak sorunlarını aşmış bir eğitim sistemiyle erişebileceğine inanıyor; eğitimcilerin beklentilerinin yerine getirilmesinin önemini ifade ediyor, sorunların çözüme kavuşturulacağı bir eğitim-öğretim yılı temenni ederek, bütün eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize başarı dolu bir yıl diliyoruz.”

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.