
Karabük’te bir – iki gündür en çok konuşulan başlıklardan biri, hiç kuşkusuz Karabük Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri…
Mevcut süreçte; Karabük TSO Başkanı Fatih Çapraz’ın ikinci dönem adaylığının karşısına, siyaset tarafından eski AK Parti Karabük İl Başkanlarından Ömer Ayar’ın çıkarılmak istendiği konuşuluyor.
Altını özellikle çizelim;
Ortada AK Parti İl Başkanlığının veya milletvekillerinin kamuoyuna yaptığı resmî bir açıklama yok.
Sayın Ayar ise dün yaptığımız telefon görüşmesinde grubundan çıkıp meclis üyesi olmak üzere çalışmalarına başladığını bu olduğu taktirde meclis listesi belli olduğunda mevcut koşullara göre aday olabileceğini bize açık sözlülükle ifade etti.
Şimdi bazı TSO üyeleri, KARABÜK TSO’DA NEDEN SİYASİ BİR YARIŞ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR? sorusunu soruyor.
Mevcut Başkan Fatih Çapraz’ın ikinci dönem için aday olmasının oda çevresinde genel olarak olumlu karşılanan bir durum, istenilen bir durum olduğunu ifade eden bazı oda üyeleri
Çapraz’ın görev süresi boyunca oda yönetiminde birlik ve beraberliği koruduğunu, üyelerle olumlu ilişkilerini sürdürdüğü ve Karabük’ün ekonomik meselelerinde çalışmalar yürüttüğünün zaten bilindiğini ,
Üstelik siyasi bir kimlikle değil, oda başkanı olarak hareket ettiğini,
Radikal bir tavrının olmadığını, partizanca tutumunun olmadığını,
AK Parti ve Karabük milletvekilleriyle de uyumlu bir çalışma görüntüsü ortaya koyduğunu söyleyerek
Ortada çalışan, üreten ve mevcut sistem içerisinde bir uyum yakalamış birlik içinde bir oda varken, bu denge neden değiştirilmek isteniyor? Diye soruyorlar
TAM OLARAK NE ARIYORSUNUZ?
Ömer Ayar da dahil olmak üzere isteyen herkesin şartları taşıdığı sürece aday olabileceğini
Bunda hiçbir sorun olmadığını ifade edenler
Sorun aday olmak değil.
SORUN, ADAYLIĞIN BİR SİYASİ PROJENİN PARÇASI HALİNE GETİRİLİP GETİRİLMEDİĞİ, diyorlar.
TSO seçimlerinin siyasi parti seçimi olmadığını vurgulayanlar
“Karabük TSO’da 10 meslek grubu bulunuyor.
Önce bu gruplarda seçimler yapılıyor, ardından oluşan meclis içerisinden TSO Başkanı ve yönetim kurulu belirleniyor.
Yani burada son sözü söylemesi gereken;
siyaset değil, oda üyeleridir.” Diyorlar.
Meslek gruplarının ve TSO üyelerinin hür iradesi ne olacak? diyorlar
KARABÜK’ÜN EN BÜYÜK İHTİYACI BİRLİK
Karabük’ün yıllardır birçok konuda BİRLİK OLAMAMAKTAN şikâyet ettiğini hatırlatanlar
Bir gün yol tartışıyoruz.
Bir gün hastane…
Bir gün ulaşım…
Bir gün sanayi…
Bir gün üniversite…
Şehrin ortak meselelerinde birlikte hareket etmekte zorlandığımız dönemler oluyor.
Tam da böyle bir ortamda, Karabük’ün ekonomik hayatının en önemli kurumlarından biri olan TSO’da yakalanmış bir birlik ve uyumun siyasi bir mücadeleye dönüştürülmesi gerçekten gerekli mi?
KARABÜK BUNDAN NE KAZANACAK? sorusunu soruyorlar
80’Lİ YILLARA MI DÖNECEĞİZ?
Bir başka soruları da şu:
“TSO seçimleri yeniden siyasi kamplaşmaların alanına mı dönüşecek?
Beyaz liste, turuncu liste…
Sağcı-solcu tartışmaları…
Siyasi taraflaşmalar…
Karabük gerçekten bunları yaşamak zorunda mı?”
Adaylara karşı değiliz diyenler
“Tam tersine, daha çok aday olması demokrasinin gereğidir.
Ama bir adayın “SİYASETİN ADAYI” olarak lanse edilmesi veya o yönde algıların olması başka bir şeydir.
Çünkü seçim kaybedilirse ne olacak?
Siyaset mi kaybetmiş olacak?” diyorlar.
Mevcut Başkan Fatih Çapraz seçimi kazanırsa ne olacak? sorusunu soranlar
O taktir de SİYASET TSO İLE ARASINA MESAFE Mİ KOYACAK?
“Bizim adayımız kazanmadı, artık bu oda ile işimiz yok” mu denilecek?
Elbette böyle bir şey düşünülemez.
Çünkü TSO Başkanı kim olursa olsun, Karabük’ün ticaret ve sanayi dünyasının temsilcisidir.
Milletvekillerinin, belediyenin, valiliğin ve siyasi partilerin görevi de seçilmiş oda yönetimiyle Karabük’ün menfaatleri doğrultusunda çalışmaktır.” diyorlar.
MESELE VERGİLİ Mİ?
Kulislerde bir başka iddia daha konuşuluyor.
Fatih Çapraz’ın, eski Karabük Belediye Başkanı ve sanayici Rafet Vergili’nin dayısının oğlu olması mı mesele?
Yoksa konu Fatih Çapraz değil de Rafet Vergili mi?
Eğer mesele buysa, bunun da açıkça ortaya konulması gerekir.
Çünkü bir insanın bir siyasetçiyle veya eski bir belediye başkanıyla akraba olması, tek başına onun oda başkanlığı yapmasına engel değildir.
TSO seçimleri akrabalıklar üzerinden değil, üyelerin tercihleri üzerinden şekillenir, diyorlar.
SİYASETİN ADAYI KAYBEDERSE?
Diyelim ki kamuoyunda “siyasetin adayı” olarak anılan isim seçime girdi ve kaybetti.
O zaman ne olacak? diyenler
Bu sonuç “SİYASET KAYBETTİ” şeklinde mi okunacak?
Ya da mevcut başkan kazanırsa, SİYASETE KARŞI KAZANMIŞ MI OLACAK?
Böyle bir algı oluşturulursa bundan kim kazançlı çıkar?
NE SİYASET KAZANIR, NE TSO KAZANIR, NE DE KARABÜK.
Çünkü TSO seçimlerinin siyasi bir hesaplaşmaya dönüşmesi, Karabük’ün ekonomik geleceğine hiçbir katkı sağlamaz, ifadelerini kullanıyorlar.
KARABÜK’ÜN ÖNÜNDE DAHA BÜYÜK MESELELER VAR
Karabük’ün konuşması gereken çok daha önemli meseleler olduğunu söyleyenler
Yeni yatırımlar…
Sanayinin çeşitlendirilmesi…
Gençlerin şehirde tutulması…
İhracatın artırılması…
KOBİ’lerin güçlendirilmesi…
Üniversite-sanayi iş birliği…
Organize sanayi bölgelerinin geleceği…
Karabük’ün yeni ekonomik alanlar oluşturması…
Karabük’ün önünde böyle gündemler varken, TSO’daki enerjiyi siyasi bir mücadeleye harcamak ne kadar doğru? Diyorlar.
ŞİMDİ CEVAP BEKLEYEN SORU BU
Ömer Ayar aday olabilir.
Fatih Çapraz aday olabilir.
Başka isimler de çıkabilir.
Bunda hiçbir problem yok.
Sandık kurulur, oda üyeleri tercihini yapar ve kazanan herkesin başkanı olur.
Ancak ortada SİYASİ BİR İRADEYLE MEVCUT YÖNETİMİN KARŞISINA ADAY ÇIKARMA ÇABASI VARSA, bunun gerekçesi de kamuoyuna anlatılmalıdır.
Çünkü Karabük TSO herhangi bir siyasi partinin yan kuruluşu değildir.
Karabük TSO, Karabük iş dünyasının odasıdır, diyenler
Mevcut yönetimle sorun nedir?
Neden değişmesi isteniyor?
TAM OLARAK NE AMAÇLANIYOR?
Karabük TSO’da neyin değiştirilmesi hedefleniyor?
Ve en önemlisi
Siyasetin TSO seçimlerine açık veya örtülü şekilde müdahil olmasından Karabük ne kazanacak? diyorlar.
Meselenin sadece bir TSO başkanlığı seçimi olmadığını ifade edenler
MESELE, KARABÜK’TE KURUMLARIN KENDİ İRADESİYLE Mİ, YOKSA SİYASİ HESAPLARLA MI ŞEKİLLENECEĞİ MESELESİDİR.
Biz kurumlarımızı güçlendirecek miyiz, yoksa kurumlarımızı da siyasi mücadelenin alanına mı çevireceğiz? sorularının kamuoyu önünde cevaplanması gerektiğini vurguluyorlar.

GENEL
09 Eylül 2026GENEL
09 Eylül 2026GENEL
09 Eylül 2026GENEL
09 Eylül 2026GENEL
09 Eylül 2026GENEL
09 Eylül 2026GENEL
09 Eylül 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.