
Karabük’ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük’te önemli isimlerden olan Kamil Güleç’e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz.
Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti.
KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, yöre halkının alması yoluyla özelleştirilmesi gerektiğini savunan Güleç, Mutullah Yolbulan ile birlikte elini taşın altına koymuş, KARDEMİR’in kapatılmasını önlemiş, özelleşmesinde ön ayak olmuştu. Bu çabalar sonucunda KARDEMİR AŞ’nin Kurucu Başkanı olmuş ve devir sözleşmesine Müteşebbis Heyet Başkanı olarak imza atmıştı. Bu tarihten sonra kentin kaderi değişti.
O günden bu yana Kamil Güleç ismi hep iyilikle anılmış, binlerce öğrenciye karşılıksız burs veren Güleç, kendi şirketlerinde yüzlerce Karabüklü gence de istihdam sağlamıştı. Annesi- babası olmayan çocuklar için yaptırdığı Güleç Çocuk Evleri projesini Çocuk Esirme Kurumuna bağışlayan Güleç bu tarihten sonra Devletin şefkatli ellerindeki çocukların dedesi olarak anılmaya başlamıştı. Karabük Üniversitesi’ne Türkiye’de benzeri olmayan bir kütüphane yaptıran Kamil Güleç gelecek nesiller için yaptığı hizmetlerle gündeme gelmeye devam etti. Üniversitenin kurulması döneminde yaptığı çalışmalarla TBMM tarafından “Üstün Hizmet Ödülü”ne layık görüldü.
Bugün, çamur at izi kalsın mantığı ile Kamil Güleç’e yapılan itibar suikastını Karabük halkı üzülerek izliyor. Hayatını Karabük ve Karabüklünün menfaatine vakfeden 75 yaşındaki iş insanı Kamil Güleç’in yaptığının çeyreğini bu Karabük’e yapmayan, yapamayanlar, daha sonuçlanmamış bir dava ile ilgili akla hayale gelmeyen suçlamalarda bulunuyorlar.
Gazetecilik, doğruları tarafsızca yazarak halkı bilgilendirmektir. Henüz neticelenmemiş bir konuda kendisini hakim ve savcı yerine koyarak algı yapmak, yargı dağıtmak değildir. Gazetecilik, bana reklam parası verilmiyor diye insanları diline dolayıp, basın özgürlüğü kisvesi altında şahsiyetlerine saldırmak değildir. Kalemini silah misali Karabük’e hizmette yarışan insanlara doğrultmak gazetecilik olmamalıdır.
Kamil Güleç; Karabük kamuoyunu yanıltmaya yönelik yapılan haberlere dün bir basın açıklaması yayınlayarak “Bugüne kadar bültende yer alan tarih aralığı da dahil olmak üzere en başından beri bir satış işleminin, manipülatif hareketinin gerçekleşmediğini, idare tarafından tedbir niteliğinde tesis edilen geçici işlem yasağının kaldırılması için gerekli yetkili makamlara, hukuki yollara kendisinin başvurduğunu açıklarken yapılanları kısaca bir cümle ile özetlemiş; “Hal bu iken, mal bulmuş mağribi gibi yayınlanan açıklamaya sarılıp her zaman ki figürasyonla gerçeğin iğfal ve suiistimaline izin vermeyeceğiz” demişti.
Biz de sözlerimizi Moliere’e ait ince bir nükte ile noktalayalım;
“Başkalarının suçlu olduğuna hükmetmeden önce, insanın kendisini uzun uzun yoklaması gerekir.”

GENEL
24 Mayıs 2026GENEL
24 Mayıs 2026GENEL
24 Mayıs 2026GENEL
24 Mayıs 2026GENEL
24 Mayıs 2026GENEL
24 Mayıs 2026GENEL
24 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.