Şule Ertürk Anıklı… Kutlu Olsun Günlerimiz…

Şule Ertürk Anıklı… Kutlu Olsun Günlerimiz…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kökü sağlam olmayan ağacın ömrü kısa oluyor.

Ağaç misali, kökü sağlam olduğu halde bunu bilmeyen/ anlamayanlarda da aidiyet duygusu, benlik saygısı gelişmiyor. Kendinde olanı bilmeyen tanımayanlar, onu sevmekten yoksun.

Şimdilerde gençler arasında moda halini alan “kaçıp gitme” isteği…

Ne için, ne uğruna olduğunun pek de idrakinde olmadan.

Buralarda bir şey olmaz ön kabulü/ çaresizlik hissinin zihinlerimize (bir gün patlayacak bir dinamik kadar tehlikeli şekilde) yerleştirmeleriyle haritasız çizdikleri yollar nereye çıkar?

Kaçış kime diye sormadan…

Kendini kaybedenler, kayıplarının farkına varıp aramazlarsa, kendilerinden uzağa düşüyorlar.

Kaybettiğimizi aramakla yükümlüyüz.

Evvel tüketmeye bağımlı hale gelip, tükettikçe mutlu olacağına inanan ve tükettikçe tükenerek geldiğimiz bu noktadan sonrasıdır kaçmak…

Kökünden bi haber olanın gurbeti ise hiç bitmiyor.

Bu, “Kendinde/den olanı unut” ferah yaşatayım vaatlerine kanarak ömür geçirmeye razı olan, ülkemizin aydınlık yarınlarının, umutsuzlukla bulanmış karanlık düşlerinden kurtarmakla yükümlü olanlar başta öğretmenlerdir.

Umut etmek, hayal kurmak, çalışmak için bir şey harcamak gerekmiyor.

Talebe, neye talip? Hayali yoksa et ve kemik. Halbuki “hayal de bir idrak türü” imiş. Hem de lütuf cinsinden.

Her çocuk bir tohum, her genç köklerinden beslenecek bir fidan; anlamadan, duymadan, dokunmadan, emek olmadan yetişmeyen.

Şimdi vakit, “Derya içre olup, bunu bilmeyen mahilere” deryanın sırrının kapılarına yol açma vakti.

Vaktin hayrı ise, bize ve yarınlarımıza umutla bakan, kökümüzle besleyip varlığımızı anlamlandıran, bizi diri tutacak hayaller kurduran (toplumun mimarları) öğretmenlerimizle mümkün olacak.

Yazarın diğer yazıları için BURAYI TIKLAYINIZ