
Yönetimde Hissedarlara da Yer Verilmeli
KARDEMİR için Karabük’te öteden beri konuşulanlar, istenilenler belli.
Konuya yakın çevreler, “Bu şehrin havasını soluyan, suyunu içen ve de hissedar olup şirkete yatırımlar yapan ve zarar ettiğinde doğal olarak canı yanacak insanlar yönetimde daha fazla yer almalı” diyorlar.
Hep diyorlardı zaten. Hep konuşulan konulardı bunlar zaten.
Hatırlayın önceki yıllarda Karabük’e gelen yöneticilerin navigasyon olmadan Karabük’ü bulamayacakları, Karabük’ün belki de haritadaki yerlerini bilemedikleri ve geldiklerinde gördükleri konuşuluyordu.
Yöneticilerin Karabük’le fiziksel bir bağları da hiç olmadığından, çarşı da Pazar da hiç olmadan ay da bir sadece yönetim kurulu toplantılarına gelip aynı gün geri gittikleri önceki yıllar da hep konuşuldu.
Zaten önceki yıllarda gidenlerin bir daha Karabük’e hiç gelmedikleri fiilen sabit bir durum olması da Karabük sokaklarında ve yadırgandı, yanlış bulundu, bunlar hep yaşandı Karabük’te değil mi !
Diğer taraftan konuya yakın çevrelerin yıllardır dile getirdiği temel soru
KARDEMİR gibi Karabük’ün göz bebeği olan bir kuruluşun yönetiminde neden Karabük’ün insanı, Karabük aidiyeti taşıyan isimler veya hissesi olanların, şirkete yatırım yapanların daha fazla yer bulamadıkları…
Konuya yakın çevreler, “Ayda bir yönetim toplantısı için Karabük’e gelip giden, burada yaşamayan, görevi bittiğinde de şehirle bağı kalmayan isimler yerine bu şehrin insanı, Karabük’ün geleceğini düşünen yöneticiler veya hissedarlar olarak yüklü yatırımlar yapanlar neden daha fazla söz sahibi olmasın?” diye soruyor.
Onlara göre KARDEMİR’in başarısında da başarısızlığında da Karabük’ün payı ve sorumluluğu var.
Şirket zarar ettiğinde üzülecek, yatırım yaptığında sevinecek, geleceği için gerçekten sorumluluk hissedecek insanların yönetimde bulunması gerektiğini belirten çevreler, güçlü hissedarların ve demir-çelik sektörünü bilen iş insanlarının birikiminden de yeterince yararlanılmadığını düşünüyor.
Elbette yönetimde görev almanın ölçüsü yalnızca Karabüklü olmak değil. Liyakat, sektör tecrübesi ve başarı da önemli. Ama Karabük aidiyetinin ve şehre karşı sorumluluk duygusunun da göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Özetle konuya yakın çevreler, “KARDEMİR kâr ettiğinde Karabük seviniyor. Peki zarar ettiğinde aynı sorumluluğu kimler hissediyor? KARDEMİR’de güçlü bir şekilde hissedar olanların KARDEMİR zarar ettiğindeki ruh hallerini, belki bir lot hissesi olmayanlar hissedebilir mi ? Bu şehrin göz bebeği olan KARDEMİR’de Karabük’ün ve şirketin güçlü hissedarlarınında sözü, ağırlığı ve temsil gücü olmalı. KARDEMİR’e yönetici olmak başka, KARDEMİR’e ve Karabük’e sahip çıkmak, işin hissedar olarak içinde olmak başkadır. Bunu yöneticilerimiz ve siyasetçilerimiz de takdir etmeli, hak vermeli. diyorlar.
***
KARABÜK’TE NÜFUS ALARM VERİYOR.
TÜİK’in Ekim 2026 dönemine ait Türkiye İl Sunumu rakamlarına baktık.
Karabük’ün nüfusu 2023 yılında 255 bin 200’e kadar yükselirken 2024’te 250 bin 500’e, 2025’te ise 249 bin 600’e gerilemiş.
Yani iki yıl içerisinde yaklaşık 5 bin 600 kişilik kayıp söz konusu.
Göç verilerinde ise Karabük 2025 yılında 11 bin 300 kişi göç alırken 12 bin 300 kişi göç vermiş ve yaklaşık 1.000 kişilik net göç kaybı yaşamış.
Yani Karabük yalnızca nüfusunu artırmakta zorlanmıyor, mevcut nüfusunu korumakta da zorlanıyor bu rakamlara göre.
Karabük’ün gençlerini şehirde tutacak yeni istihdam alanları oluşturması şart yani ŞART.
***
İŞSİZLİKTE KARABÜK’ÜN ÜÇ İL ARASINDAKİ DURUMU DİKKAT ÇEKİYOR
İşgücü verileri de Karabük açısından parlak değil.
2025 yılı il düzeyindeki işgücü göstergelerine göre TÜRKİYE’DE İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8,3.
Zonguldak’ta yüzde 10,5, KARABÜK’TE YÜZDE 11,3, Bartın’da ise yüzde 7,1.
Üç il arasında EN YÜKSEK İŞSİZLİK ORANI KARABÜK’TE.
Sanayi kentiyiz ama demek ki sanayici de zor durumda.
İşgücüne katılma oranına baktığımızda Karabük’te yüzde 51,3, istihdam oranı ise yüzde 45,5 seviyesinde.
Bu rakamlar üzerinde ciddi şekilde düşünülmeli.
İşsizlik meselesini sadece İŞKUR iş ilanlarının sayısıyla değerlendirmek doğru değil. Önemli olan nitelikli, SÜREKLİ ve geleceği olan iş alanları oluşturabilmek .
Karabük’ün gençlerini şehirde tutacak yeni istihdam alanları oluşturması yine söyleyelim şart yani ŞART.
Milletvekili temsil sayımızın3’ten 2’ye düşmesi çok şeyi anlatıyor zaten. Bir şeyler acilen yapılmalı…
Karabük’te üretimin, ticaretin ve esnafın yeni iş yerlerine ihtiyacı var. Demirkent Sanayi Sitesi bu açıdan önemli bir adım. Gençlerin şehirde kalması için, yeni iş alanlarının oluşması için, nüfusun daha da gerilememesi için önemli olan, projenin bir an önce hayata geçmesi ve üretime katkı sunması.
Karabük Belediyesi’nin Eskipazar yolu üzerinde 82 bin metrekarelik alanda hayata hazırladığı Demirkent Sanayi Sitesi, şehrin ihtiyaç duyduğu projelerden biri olarak değerlendiriliyor.
125 iş yeri, sosyal donatı alanları ve ulaşım avantajıyla dikkat çeken proje, özellikle yeni iş yeri arayan esnaf ve yatırımcılar için önemli bir fırsat olabilir.
İstanbul-Ankara yoluna sıfır, OSB’ye 1 kilometre mesafede olması da Demirkent’in en önemli avantajlarından olacak.
Karabük sanayi şehri diyoruz. Ancak üretim yapacak, işini büyütecek, yeni istihdam sağlayacak esnafımızın da uygun ve modern çalışma alanlarına ihtiyacı var.
Bu nedenle Demirkent’i yalnızca yeni bir sanayi sitesi olarak görmüyoruz. DOĞRU PLANLANIR VE İHTİYAÇ SAHİBİ ESNAFIN KULLANIMINA SUNULURSA Karabük’ün üretim ve ticaret hayatına yeni bir hareketlilik kazandırabilir.
Şimdi önemli olan projenin sözde kalmaması, uygulamaya geçmesi. Karabük’ün yeni sanayi alanlarına, üreten esnafa ve yeni istihdam kapılarına ihtiyacı var. Demirkent de bu ihtiyaca cevap veren projelerden biri olsun inşallah.
*
Karabük’e Çivi Çakan Öz Karabüklüdür
KTSO’da İlk Toplantı, İlk Soru İşareti!
Okan Küçük’ün tüm yorum haberleri için burayı tıklayınız

GENEL
05 Kasım 2026GENEL
05 Kasım 2026GENEL
05 Kasım 2026GENEL
05 Kasım 2026GENEL
05 Kasım 2026GENEL
05 Kasım 2026GENEL
05 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.