
Şimdilik ufak ufak yazıyorum. Ama bundan bile rahatsızlık duyanlar oluyor. Karabük’ün ilçeleriyle sorunlarını Karabük’ün eksikliklerini yazdığım gibi iyi/güzel gelişmeleri de yazıyorum. Marifet iltifata tabidir, kabilinden Karabük için gayret gösterenleri de yazıyorum.
Karabük’te siyasetin – belediye başkanlarının vaat ettiklerini Karabük lehine takip etmek için yazıyorum. Vaatleri yerine getirenleri göstermek, atıp-tutanları vatandaşın ayıklaması için yazıyorum. Eleştiri de, övgü de yazıyorum. Karabük’ün daha iyi, daha güzel, daha yaşanılır olması için yazıyorum aslında.
Ama tabi, insan nefsi hep övülmeyi, hep takdir edilmeyi ister. Yazdıklarım aslında kimseyi şahsen hedef almıyor, kimseyle şahsi meselem yok. Ama tabi birileri kendi haklarında olumsuz bir yorum haberimi gördüklerinde mesele sanki şahsiymiş gibi algılıyorlar.
Bazı yazılarımdan sonra bazı kişiler “ Biz arkadaş değil miyiz ?” gibisinden inceden sitem ediyorlar. Bazıları “ Bunu senden beklemezdim” diyerek gönül koyuyor.
Gazeteci olarak konu doğru ve gerçek olmak kaydıyla, yalan/iftira olmamak kaydıyla her türlü doğru haberi – yorumu yapmanın görevim olduğunu nedense unutuyorlar.
Yukarıdaki şekilde yorum yapanların bir çoğu dün kavgalı olduklarıyla, kendi ifadeleriyle kendilerine türlü yalanı/iftirayı atanlarla bir süre sonra kanka oluyorlar. Birbirlerinin arkasından vaktiyle türlü hakaretleri edenlerle bir süre sonra can ciğer kuzu sarması oluyorlar, yalan mı ?
Ne konuşuyorsunuz o zaman ? Ne anlatıyorsunuz bana ? Bana değil kendinize bakın önce ! Ne söylediğinize , ne yaptığınıza bakın…
Koltuktur , makamdır, mevkidir fazla da güvenmeyin, şişinmeyin, kabarmayın…
Yazılarımdan rahatsız olunmasına gerek yok. Karabük ve ilçelerinin sorunlarını yazmam için şahsi meselem mi olması lazım ? Yazdığım konularda birinden şahsi bir menfaat talep etmiş miyim, çıkar ilişkisine girmiş miyim ona bakmalılar… Asıl mesele odur çünkü.
Biri çıkıp diyebiliyor mu şahsi bir talebi oldu, çıkar ilişkisi kurmak istedi diye. Diyemezler ki ?
O zaman yazdığımda sızlanmasın kimse. Ben hakaret etmiyorum, iftira atmıyorum sonuçta.
Herkes işini layıkıyla yapacak, ben de yapılanları yazacağım. İşini düzgün yapıyorsa övgü haberi yapıyorum. İşini düzgün yapmıyorsa birileri, bir yerlerde falso veriyorlarsa ben onu da yazacağım tabi.
Yazdıklarıma birileri kızsa da, birlikte yaşayacağımız tek yer Karabük. Kaçacak- göçecek yerimiz yok. Sevseniz de, sevmeseniz de birbirimize duymamız gereken saygıyı koruyarak , en yüksek standartlarda bu şehir de birlikte yaşamak zorundayız, onun için şimdilik ve bir müddet daha ufak ufak yazmaya devam, yani. Sonra vites büyütürüz…
İlginizi çekebilecek bazı köşe yazıları

GENEL
01 Mayıs 2026GENEL
01 Mayıs 2026GENEL
01 Mayıs 2026GENEL
01 Mayıs 2026GENEL
01 Mayıs 2026GENEL
01 Mayıs 2026GENEL
01 Mayıs 2026