
Geçtiğimiz hafta Yenişehir Büyük Kulüp, muhteşem bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Başta Sn. Valimiz Mustafa Yavuz olmak üzere, Karabük’ün iş, siyaset, cemiyet hayatının
önde gelenleri ve Şinasi Altıner abimizin dostları oradaydı.
Son yıllarda Karabük’te gördüğüm en görkemli kitap tanıtım günüydü. BRTV Yönetim Kurulu
Başkanı Sn. Mehmet Çetinkaya’nın büyük gayretlerine, Büyük Kulüp çalışanları adına,
işletmecisi Sevgili Gürbüz Tüçel’e, kitabın yazarı Beril kardeşimize ve Şinasi Altıner’i sevenler
adına teşekkür ediyorum.
“Bir Yaşam Hikayesi” bir biyografiden öte, Türkiye’nin toplumsal, siyasal ve sosyo-ekonomik
yapısını sanki bir toplum mühendisliği inceliği ile yıllara yayarak ülkemizin geldiği noktayı
gözler önüne seriyor.
Bu arada kitabı ilk okuyanlardan birisi olarak düşündüğüm, Sn. Valimizin kitap içindeki bir
anıdan esinlenerek Şinasi Bey’e kurşun kalem hediye etmesi son derece hoş bir tablo
görüntüsüydü.
Bu toprakların yetiştirdiği en güzel insanlardan birisidir. Sn. Altıner, siyasetin doğasında
olan duruşların dışında ön yargıyla yaklaşan insanlara cevap niteliğindeydi.
Şinasi Bey Karabük’ün Türkiye’ye açılan penceresidir. Cumhuriyet kentimizde o kadar az
insan var ki bu değerleri paylaştığımız.
Gerçek şu ki, hayallerin ne kadar büyükse gerçekler o kadar yakındır. Karabük’ün bir dağ
köyünden çıkıp yıllar içerisinde müdür, genel müdür, milletvekili ve bakan olarak geri
dönmesi, ülkemizin zor yıllarında sorumluluk alması onu hep öne çıkarmıştır. Karabüklüler
olarak kendisine sonsuz teşekkürler ediyoruz…
Sevgili Beril..
Son zamanlarda okuduğum roman tadında en güzel biyografi kitabı. Teşekkürler, yüreğine
sağlık. Unutma ki genç kızların kalbi daima babalarına aittir. Babalar alnımıza yazılmış
yalnızlıklarımızdır.
Daha üç yaşında acının tarifini bilmeden acılar içinde kalan dünya tatlısı bir kız çocuğu.. Bilir
misin en güzel çocuklar öğretir masumiyeti… Önünde çok uzun yıllar vardı. Ama annenin
ellerinin içinde ellerinin kaybolduğu o çocukluk günlerinin kokularını hissedemeyecektin.
Büyüdükçe yüreğinle konuşacaktı sessiz haykırışlarla yalnızlığın.
Sevgili dostum Osman Altıner’in kadife sesiyle söylediği, Türk sanat müziğinin en güzel
eserlerinden birisi olan Müzehher Güyer’in genç yaşta ölen eşi için yazdığı “Unutmadım Seni
Ben” şarkısını amca-yeğen düetiyle belki de kaybolmuş zamanlarda çocukluk günlerine
götürüyordu, acılara yenilmeyen gülümseyişlerinde!
Yıllar sonra mevsimleri çoğaltıp, sevgileri bölüşmek, ruhunun derinliklerinde saklı acılarını,
üzüntülerini, özlemlerini, gözyaşlarını kimse bilmesin istediğin o sessiz gölgelerimizi
istemişizdir hep…
Sevgili Beril, yıllar akıp giderken bir şeyler koparır bizden. Geçip giden anılar, geçip
gitmeyen çizgiler ve yürekte kırılan hüzünler kalır geriye. Unutma, büyük yüreklerin
yoldaşıdır hüzün…
Gerçek şu ki; yılların, yolların hikayesidir yaşadıkların. Dünya; direnenlerin,
direnemeyenlerin, kazananların, kaybedenlerin, acı çekenlerin, çekmeyenlerin, kavga
verenlerin ya da vermeyenlerin sayısız hikayeleri ile dolu. Herkes bir gün kendi hikayesini
okur ve dinler. Ama herkes bir gün kendi hikayesini yazar! Tıpkı baba ve kızı gibi…

GENEL
28 Eylül 2026GENEL
28 Eylül 2026GENEL
28 Eylül 2026GENEL
28 Eylül 2026GENEL
28 Eylül 2026GENEL
28 Eylül 2026GENEL
28 Eylül 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.