Okan Küçük Yorumluyor. 12 Haziran 2024

Okan Küçük Yorumluyor. 12 Haziran 2024

ABONE OL
12 Haziran 2024 13:53
Okan Küçük Yorumluyor. 12 Haziran 2024
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir kurumda liyakat ve adalet ilkelerine aykırı atama ve görevlendirmelerin korkunç bir seviyeye ulaşmış durumda olduğundan bahsedenler var. Hakkı olmayan kişilerin, hak etmedikleri pozisyonları kurum müdürü aracılığıyla, sendika ve siyasetin desteği ile işgal ettikleri konuşuluyor. Bu şehirde, “Kim daha iyi yönetir?”, “Kim daha iyi hizmet verir?” ve “Kimin/kimlerin hakkıdır?” gibi soruların artık bir önemi kalmadı mı?

Mevcutta , “Kim benim adamım?” ve “Adamımı kimin/kimlerin hakkını yiyerek nereye yerleştiririm?” üzerine mi yürütülüyor bazı işler ? Aslına bakıldığında, usulsüzlük adeta usul haline mi getirilmiş ?  Kimsenin yüzü kızarmıyor da aksine, hakkı olanların haklarını yiyerek bir yerlere yerleştirilen kişilerle övünüyorlar mı ? Yaptıkları haksızlıkları boyunlarına madalya olarak mı takıyorlar ? Bu şehirde, bu şekilde gururlanarak gezen, yaşayan insanlar mı var ?

Bu sorulara evet diyenler, bu durumun kabul edilemez olduğunu düşünseler de, ne yazık ki, bal gibi de olduğunu söylüyorlar.

Bir kurumun içindeki liyakat ve adalet eksikliği, hem kurumdakiler arasında hem de hizmet alanlar arasında büyük bir huzursuzluğa yol açar. İşini hakkıyla yapan, yıllarını ilgili kuruma vermiş, bilgi ve tecrübesi, başarılarıyla öne çıkan bireyler, hak ettikleri yerlere ulaşamamanın verdiği hayal kırıklığı içinde olurlar. Bu durum, ilgili kurumun genel verimliliğini ve hizmet kalitesini de olumsuz yönde etkiler.

Liyakat ve adalet ilkeleri, herhangi bir kurumun sağlıklı işleyebilmesi için temel taşlardır. Bu ilkelerin göz ardı edilmesi, sadece bireylerin değil, TÜM TOPLUMUN ZARAR GÖRMESİNE sebep olur. Kurum içindeki adaletsizlikler ve liyakatsiz atamalar, bir süre sonra KURUMSAL YOZLAŞMANIN temelini oluşturur. Bu yozlaşma, hizmet kalitesinin düşmesine, çalışan motivasyonunun kaybolmasına ve genel olarak kamuoyunda güven kaybına neden olur.

Özetle, bir kurum müdürü, sendika ve siyasilerin oluşturduğu dar kadro olabilir. Ancak, BU KENTİN GERÇEK BİR SAHİBİ VAR MI? İşte temel soru/n burada yatıyor o zaman; her zaman…

Karabük’ün Geleceğini Çalıyorlar

Kötülük Organize Olmuş Bu Şehir de

Karabük’ün Havası Kirli Mi Kokuşmuş Mu ?

Okan Küçük’ün diğer köşe yazıları için burayı tıklayabilirsiniz

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP